muhkem kılmak
(Ar. muhkem + T. kıl-) (Vakıf belgesi için) resmî ve hukuken geçerli hâle getirmek, tasdik etmek, bağlayıcı hâle sokmak. Biti virdi vækfını muhkem kılur / Vardı ol yil Bursada öldi kalur (EDTD, mes.3140)
(Ar. muhkem + T. kıl-) (Vakıf belgesi için) resmî ve hukuken geçerli hâle getirmek, tasdik etmek, bağlayıcı hâle sokmak. Biti virdi vækfını muhkem kılur / Vardı ol yil Bursada öldi kalur (EDTD, mes.3140)
(Ar. muhkem + T. it-) Eger ümmetisen dinle bu pendi / Çıkarma muhkem it kalbden efendi (MMAK, 181) Cesed kıblesi Ka‘bedür efendi / Giderme muhkem it dilde bu pendi (MMAK, 1973) Göñlümde muhkem itdi şehâ mihrüñi senüñ / Möhr urdı…
(Ar. muhkem + T. eyle-) Sağlamlaştırmak, tamir ettirmek, onarılmasını sağlamak, tahkim etmek. Muhkem eyledi Semendîrêyi şâh / Gitdi İstanbûle andan tutdı râh (EDTD, mes.3465)
(Ar.) Sağlam, güçlü. (Özellikle muhkem hisâr şeklinde sıklıkla kullanılmıştır.) Olup çeşm-i a‘dâya mîl ol menâr / Olur kal‘a kulle-i muhkem hisâr (BİBA, mes.4876) Tîr-i bârân atdılar her bir yañadan gamzeler / Dil gibi sînemde bir muhkem hisârum aldılar (MDKY, g.1058/2…
Arapça mescid sözcüğünün bazı metinlerde görülen varyantıdır. Devlet ile sa‘âdet ü bahta / Kıblesin Ka‘be gibi sen mescüd (MDMA, g.147/2) Varup amâç-gâha sehm-i maksûd / Hudâ virdi ona bir tıfl-i mescüd (AGNM, mes.229)
(Ar. mescid + T. it-) Medreseyle mescid itdi hem menâr / Fæhr-i Dîn-i Şîrâzdı dersinde zâr (EDTD, mes.1334) 2. Başka dine ait bir ibadethaneyi camiye çevirmek anlamında olup “câmi itmek” biçiminde de kullanılmıştır. Nitekim İbrâhîm b. Bâlî’nin Hikmetnâme’sinde yer alan…