kahr
(Ar.)
[kahr ~ kæhr]
Yok etme, perişan etme, mahvetme; sıkıntı, keder.
Döndi kim Beytü’l-makdis şehrine / Vara vü sabr ide ‘ışkuñ kæhrine (GMTK, mes.2763)
Dimişler keşf idenler râz-i dehri / Ki ‘ayn-i lutf olur mahbûbı kæhri (FAND, mes.1/265)
Bayram idüp geldi yine şehrine / Ugrayısar teñrinüñ ol kæhrine (İMHA, mes.2868)
Kalmadı ihtiyârı kæhrinden / Zehresi çâk oldı zehrinden (AGYZ, mes.1604)
İrdiler andan Medâyin şehrine / Başladı Behrâmuñ anlar kæhrine (EDTD, mes.796)
- Meninski’deki kæhr biçiminin manzum metinlerdeki kafiyeli kullanımlarla örtüştüğü görülmektedir.
